Sayfalar

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Oturdum gökyüzüne. Ayı seyrediyorum. Ay bana gülümsüyor ve ben hayal kuruyorum. İçimde siyahlar, beyazlar ve şarkılar var. Gökyüzünün utangaç kırmızı bulutları sessiz sessiz yağmuru getiriyor karanlıkta. Gülümseyen ayın önünü utangaç bulutlar kapatıyor.Bugün günlerden ölümsüzlük. Ölümün yanında ve uzağında olmak gibi ayı izlemek. Elini uzatsan tutacakmışsın gibi ay ama bir o kadar da uzak ellerine. Ölüm gibi. Ölümün getirdiği korkuyu yenenler ölümsüz olur diye fısıldıyor kulağıma utangaç bulutlar. Kıpkırmızılar. En sevdiğim kırmızı hemde. Korkmuyorum ki diyorum. Korkmuyorum artık. Sar istersen beni. Titremem bile ölüm soğuğunda. Uzattım ellerimi ölümü bekliyorum. Ölümü beklerken yüzümde bir ıslaklık hissediyorum. Ay ağlıyor diye düşünüyorum. Oysaki utangaç kırmızı bulutlar yıkıyor yağmurlarla ruhumu. Arındırıyorlar ruhumu ölümden. Göz kapaklarım kapanıyor. Ölümün değilde uykunun esiri oluyorum. Bambaşka bir rüyada bambaşka bir dünyada bambaşka bir beni kurtarıyorum karanlıktan. Her rüyada bir parça ben katıyorum kendime. Şarkılar yalan diyorum, ölüm gerçek. Ölümle gerçekleşen şarkılar var diyorum yalanlarla birlikte. Şarkılar.. Evet şarkılar ölümsüz diyorum. Bugün günlerden ölümsüzlük. Ölmesini istemediğim şarkıyı dinliyorum. Utangaç kırmızı bulutlar gibi yüreğime yağmurları getiriyorum. Yağmurlar aydınlatıyor içimi. Yağmur damlaları arasında kayboluyorum. Şarkı, ölümsüzlük, yağmur, ben ve kırmızı var . . .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder